Cadem – Dijital Dönüşüm Çözümleri

Dijitalleşme Yolunda Tasarım Süreçlerini Hızlandırma Arayışları

Ülkeler, güçlü kurum ve kuruluşlarıyla sürdürülebilir bir ekonomik üretim ortaya koyarlarsa güçlü olurlar.

Güçlü kuruluş ve şirketler; ürün ve hizmetlerinde sürekli inovasyon, yüksek kalite ve sürdürülebilir bir maliyet ile var olurlar, global markalar haline gelirler. Günümüzde yüksek kalite ve uygun maliyeti gerçekleştiremeyenler, pazara zamanında çıkamayanlar, pazarda tutunamaz, sadık müşteri tutamaz halde gelmektedir. Durum böyle iken, fark oluşturacak inovasyon ile sürekli yeni müşteri deneyimleri ortaya koyabilmek, en öne çıkan konular olmaktadır.

Bunu gerçekleştirebilmek için, daha başından hizmet ve ürünleri iyi kurgulamak, farklı ve yenilikçi konseptler ortaya koymak, çok hızlı tasarım ve üretim süreçleri ile pazara, müşteriye zamanında ulaşmak durumunda olunmalı. Öyleyse tasarım ve üretim süreçlerini -yeni yaklaşımlarla- hızlandırmak ve bütün süreci dijitalleştirmek; işlemleri yazılımlara yaptırmak, bunun için de yeni yöntemler geliştirmek gerekir.

Tasarım nasıl hızlanır?

Bu aşamada temel önerimiz; tasarım ve ürün geliştirme döngülerini minimize etmek, ortaya konulacak ürün ve üretim süreçlerini olabildiğince yalın ve basit kurgulamak olacaktır.

Müşteri memnuniyeti ve deneyimini, basit ve yalın tasarım ile çelişiyor gibi gelebilir.
İşte burada da iyi tasarımcı ve mühendis olabilmenin farkı ortaya konulacaktır.
Maalesef ki ürün geliştirme süreci sık sık geri dönme gerektiren bir döngüdür. Arada bir durup, o aşamaya kadar yapılanlar gözden geçirilip, simülasyon yapılmalı, gerekiyorsa düzeltmeli ve öyle yola devam edilmelidir. 

O halde bu aşamaları hızlı ve en az geri dönüşlerle geçmek, toplam tasarım zamanını kısaltmak için bize fırsatlar sunacaktır. 

İşe; kafamızdaki fikir ya da sorunları çok iyi analiz etmek, müşteri ve pazar ihtiyaçlarını iyi gözlemlemek, problemleri ortaya doğru koymak ile başlayabiliriz. Mümkün olduğunca kalite evi metodolojisi (QFD) ile müşteri isterlerini karşılayacak teknik çözümleri, komple ürün için bir tabloda ortaya koymalı. Akabinde, alt sistemlere ve en alt parçaya kadar indirmek gerekecektir.  Bu kurgu aşamasından sonra rahatlıkla; ürün komplesinde, sistem ve parça bazında alternatif çözüm taslakları ve konseptleri ortaya konulabilir. Sonrasında da sürekli ileriye doğru yürüyen bir detay tasarım ve çıktılar elde edilir.

Tasarım nasıl otomatikleştirilebilir?

Bir önceki bölümde anlatıldığı şekilde bir kurgu ortaya konulduktan sonra detay tasarım, konstrüksiyon ve hesaplama, malzeme seçim ve optimizasyonu, üretim süreçlerinin kurgulanması ve üretim araçlarının tasarımı aşamaları da hızla çözülecektir. 

Buradaki önerimiz; yapılabildiğimiz kadarıyla alt parçaların standart hale getirilmesidir. Buna en iyi örnek cıvata, pul, somun üçlüsüdür. Sık kullanılan bağlantı elemanları alanında her şey standartlaştırılmış, norm haline getirilmiş, bakkaldan dahi alınacak kadar yaygın ve kolay erişilebilir haldedir. 

Neden daha fazlası ya da her şey bu şekilde standardize edilmesin? 

Eğer yeni bir parça tasarlanacaksa, onun tasarımı da standardize edilmiş süreç ve yöntemler uygulanıp hızlandırılabilir. 

Tasarım süreçlerine otomatik hale getirebilmek için aşağıdaki bazı önermeleri sunuyor olacağız.

0-    Olabildiğince alt parçaları ve montaj gruplarına standartlaştırmak ki; parça boyutları, malzemeleri, operasyonları, ısıl işlemleri buna örnek olabilir… bu konu bir yaklaşımdır, bir kurum felsefesi olmalıdır.  Bu yaklaşıma inanan şirketlerde bu konuya kafa yoran hevesli kişi hatta ekipler oluşturulmalıdır. Her bir parça nalburdan alınabilecek bir cıvata gibi görülebilmelidir.

1-    Her bir standart edilen parçayı, farklı boyutlarıyla CAD imkanları ile modellemeli. 3B (üç boyutlu) katı modelleri merkeze alıp, buna ait teknik çizimleri, üretim ve lojistik şartnameleri ile birlikte, kurum içinde kolay erişilebilir kütüphanelere yerleştirip, kullanıma sunmak gerekir.
Burada bir yaklaşım dikkatinizi çekmek çekmiş olmalı. Kurumsallaşmak. Yapılan hiçbir iş, standartlaştırma, bir kişinin değil tüm kurumun kullanımı ve faydası için düşünülmüş, kurgulanmış ve alt yapı buna göre kurulmuş olmalıdır.
Bu aşamada bir konuya dikkat çekmek isterim. Bahsedilen bu kurgunun çalışacağı bir ortam oluşturulması da çözüldü kabulü ile pek söz edilmedi. Ancak hala bu konu halledilmedi ise yeterli ve kurumsal bir CAD/CAM/CAE yazılım ve ekibi oluşturmuş olmalıdır. Bu sistemler kullanılıyorsa o zaman da yine iyi kurgulanmış, kurumsal ana sistemlerden biri haline getirilmiş PLM platformu da olmazsa olmaz hale gelmektedir.

2-    Standartlaştırılmış parça ve komponentler parametrik modelleme ve farklı varyasyon kataloglarıyla zenginleştirilmelidir. Böylelikle cıvata seçim tablosu gibi, parçanın farklı boyut ve varyasyonu, hızlı bir şekilde kullanılıyor olur.

3-    Parametrik 3B modeller, basit kodlama desteği ile akıllı modeller haline getirilebilirler, kütüphanelerden çağrıldığında, kullanıldığı yer ve işleve göre; konstrüksiyonunu yapan kişiyi uyarır, yönlendirir ya da tam otomatik tasarım uyarlaması ile son haline alırlar. 3B modelleri oluşturulabilirler.

4-    Bu süreçlerde merkezde 3B katı ya da yüzey model bulunmaktadır. Ancak 3B modelden devşirilen teknik resim, ölçü ve toleranslar, açıklamalar, parça listeleri, malzeme sipariş listeleri, her türlü mühendislik hesaplamaları ve analizleri, işleme ve montaj bilgileri, NC makine kodları ve benzeri pek çok ek operasyonlarda tam otomatik hale getirilebilir.

5-    Bir sonraki aşama bu işlemleri öğrenen ve tüm diğer rutin ve sıkıcı işlemleri üstlenen yapay zekalı zeki parça kataloglar olacaktır. 

Peki biz ne yapıyor olacağız? 

Beynimizi, elimizi, gözümüzü daha fazla inovatif çözümlere odaklayacağız, katma değer üretmeye devam edeceğiz… sırt ağrılarından daha az dert yanıyor olacağız.

Saffet ÇAKMAK